![]() |
|
Spaces home Lara's Space PhotosProfileFriends | ![]() |
|
|
April 25 Devil May Cry & Tomb Raider (Darkness) Anlaşılmaz gözlerle dağın içine oyunmuş devasa kapıya bakıyordu... kapıdaki
anlaşılmaz maya figürlerini çözmeye çalışmaktaydı.. Bir süre bu bulmacaya kafa patlattıktan sonra birden aklına birşey geldi ''Acaba bu işareti göz figürünün üstüne koysam ne olur?'' Bu düşüncesi hemen uyguladı ve işareti göz figürünün üsüne koydu.Aniden mekanizma sesleri duyulmaya başladı. ''Gerçektnde zor bir bulmacaydı..'' diye düşündü Lara alnındaki teri silerek. Devasa kapı açıldığında Lara'nın karşısında sonsuz uzunluktaki karanlık giriş belirverdi.Kan kırmızısı gözlüklerini çıkardı ve girmeden önce çantasında bulunan küçük ışıldağını açtı.Işıldaktan çok ışık gelmesine rağmen etraf zor gözüküyordu.Gözlerini açabildiği kadar açarak önce tavana sonra önüne bakan Lara derin bir sakinleşme nefesi aldı ve temkinli adımlarla karanlık mağaraya girdi.. Uzun bir yürüyüşten sonra mezar odası gibi bir yere gelmişti.Oda gri kahve ve yeşil tonları ağırlıklıydı.Sağ ve sol tarafına eşit şekilde yerleştirilmiş taştan sütunlar tavana doğru uzanıyordu.Sütunlarda ise oymalı maya savaş figürleri vardı.Sütunların hemen altında birkaç tane lahit vardı.Lahitler yere gömülüydü ve üstlerinde küçük maya yazıtları vardı. Odanın en dikkat çekici yeri ortasındaki koskocaman maya heykeliydi. Kocaman gözleri ve mayalara özgü savaş kıyafeti ile araçları vardı. Üstü hatırı sayılır derecede bulunan yosunlar elbise gibi heykeli sarıyordu.Lara yavaş yavaş ilerlerken heykele doğru yöneldi. Heykele yaklaştı ve boynunu olabildiğince kaldırarak heykelin kafasına baktı.Tam heykele elini koymuştu ki aniden çok gürültülü bir mekanizma sesi duyuldu.Hemen refleksle siyah silahlarını çekerek etrafına kızgın ve tedirgince baktı. Bir süre sonra mekanzmanın sesi bitmişti ki birden tam laranın bulunduğu yere yakın zemin taşından kalın ve kesici mızraklar fırladı.Lara hemen silahlarını ceplerine koydu ve olduğu yerde sabit bir biçimde dururken diğer yandan kızgınca mızrakların çıktığı yere bakıyordu. Lara ani bir hızla artistikçe havaya zıplarken az önce bulunduğu yerden mızraklar çıkmıştı. Aniden gözüne heykelin ortasında bir çark takıldı ve anladı ki mızrakların çıkmasının nedeni bu çarkmış.Hınzırca gülümsedi ve Tek atlayışla heykelin sol koluna tutundu.kendini bütük bir güçle çekti ve Kancasını çarkın oraya hızlıca fırlattı. Bütün gücüyle çekti ve çark yerinden çıkarak yere büyük bir gürültüyle yere çarptı.Tüm Mızraklar aniden çekildi ve lara kendini aşağıya dikattlice saldı. Yere iner inmez büyük bir hırıltı duydu ve hemen silahlarını iki yana doğru çekti.dönerek etrafına bakınırken aniden gürültülü bir kılıç sesi duydu ve suratına kanlar fışkırdı.daha ne olduğunu anlamadan önüne kırmızı , uzun ceketli ve beyaz saçlı bir adam yere indi. Refleksle adama ateş etti ama isabet edemedi.Adam ayağa kalktı ve hınzırca Lara'ya baktı. Lara adama kızgınlıkla silahlarını doğrulttu. ''Sen kimsin?'' dedi Lara sert bir ses tonuyla. Daha der demez adamın arkasından kocaman bir yaratık kanlar içerisinde yere düşer. ''Eh , anlaşılmıyor mu?'' lara panik ve kızgınlık karışımı bir duyguyla yaraığa baktı ve adamın alnına silahı dayadı. ''son defa soruyorum..KİMSİN?'' ''Ouu maceracımız kızdımı yoksa : ) ?'' Lara aniden adama ateş etti ama adam yerinde bir zamanlamayla silahı başka yöne çevirdi. Lara aniden adama ateş etti ama adam yerinde bir zamanlamayla silahı başka yöne çevirdi.Hemen silahını adamın elinden çekerek ona doğru kurşun yağdırmaya başladı.Adam ise kaşla göz arasında uzun menzilli silahları ebory ve ivory 'i((abanoz ve kehribar)) çıkartarak Lara'nın kurşunlarına karşılık verdi.Lara aniden havaya doğru artistikçe zıplayarak ayaklarını adamın boynuna sardı ve üstüne sımsıkı tutundu.O ise döne döne Lara'yı üstünden bütün gücüyle duvara doğru fırlattı.Tam duvara çarpacaktı ki havada yerinde bir takla atarak bir yandan adama kurşunlarını yağmur gibi yağdırıken diğer yandan ayaklarıyla duvarı ittirerek kendisini fırlattı.Yere düşer düşmez hemen adama silahlarını acımasız bir duyguyla doğrulttu.Adam da aynı karşılığı vererek hızlıca silahlarını Lara'ya doğru uzattı.Dakikalarca bu durumda kaldıktan sonra Lara aniden havaya doğru zıplayarak takla attı ve müthiş bir zamanlamayla adamı alnından vurdu.Adam kurşunun etkisiyle yere doğru hızlıca düştü.Lara adamın ölüp ölmediğinden emin olmak için olduğu yerde durdu.Adam ise inanılmaz bir şekilde ayağa kalktı ve alnından ağzına gelen kanı tükürdü.Lara ise şaşkınlıktan olduğu yerde kalakaldı. ''anlaşılan...beni öldüremediğine şaşırmış gibisin.''dedi adam alaycı bir tonla. ''sen...sen insan değilsin değil mi?'' dedi lara sertlikle. ''ona benzer birşeyim...ama ne yazık ki arkandaki ölmüş iblisle de kan bağım var... '' dedi aynı alaycılıkla ''ne demek istiyorsun?'' dedi Lara ve arkasındaki kanlar içindeki yaratığa baktı.Yüzünü sertlikle buruşturdu ve tam adama doğru dönerken orada olmadığını farketti.Birden onun sesini duydu ve tavana doğru baktı.Adam tavandaki delikten aşağıya bakıyordu. ''eh benim işim bu kadar...''dedi adam ''sen neyden bahsediyorsun?'' dedi lara kızgınlıkla. ''Sana anlatırdım ama ... işler bekler anlarsın ya : ) ''dedi adam alay ederek. ''Hey!'' dedi Lara ve aniden adama doğru ateş etti.Kurşunun isabet etmesinden saniyeler sonra adam tavandaki delikten tekrar Lara'ya doğru alaylı bir hınzırlıkla baktı. ''Adios bebek...'' dedi adam gülerek ve hemen kayboldu... Lara ise tavana düşünceli düşünceli bakarak ''bu adamda gizli birşeylar var ama...'' diye düşündü.. Lara düşünceli bir şekilde tavana dakikalarca gözünü kırpmadan baktıktan sonra eline neredeyse yapışmış olan silahlarını usulca ceplerine koydu. Etrafını gözleriyle kolaçan ederken yine yaratık gözüne ilişti.Acımasız ve iğrenilmiş bir surat ifadesiyle ölmüş yaratığa uzunca baktı. İçindeki iğrenme duygularını bastırmaya çalışırken diğer yandan az önceki olanları düşünüyordu.O kimdi acaba? Ve ne için geldi? Suratı hiçbir şekilde tanıdık gelmiyordu... Olanları düşünmeye tam dalmıştı ki aniden kendine geldi ve mezar odasını kolaçan etmeye koyuldu. Heykelin tam arkasında yosundan neredeyse gözükmeyen bir kapıyı gördü.Lara kapının oraya yavaş ve temkinli adımlarla geldi ve gözüne ilişen maya yazılarını okumak için sırt çantasındaki bıçağını çıkarıp yosunları kesmeye başladı.Bir yandan da düşünüyordu...Kimdi o?.. Yosunların tamamını temizledikten sonra çantasındaki ışıldağı yazıtların bulunduğu yere doğru tuttu ve derin bir nefes alarak dikkatlice okumaya başladı.Yazıtlar çok karmaşık bir alfabe ile yazılmıştı ve anlaşılması oldukça güçtü.Buna rağmen yazıları okumaya gayret gösteryordu. ............ Uzunca bir okumadan sonra anlayabildiği kadarıyla buradaki yeşil bir taşı yerinden çıkararak kapı açılacaktı. Tam olarak nerede olduğunu görebilmek için odanın ortasına geldi.Bütün zihnini açık tutarak odayı baştan aşağı gözleriyle uzunca bir süre inceledi.Daha sonra odanın her tarafını uzun bir süre kolaçan etti ama hiçirşey bulamadı. ''Bu yeşil zımbırtıyı bulursam işim bittiği anda silahımla parçalayacağım!'' dedi Lara kızgınlıkla alay karışımı.Tam umudunu kesmişti ki yeşil bir parıltı gördü.O mutlaka yeşil taş olmalıydı.Gördüğü yer heykelin başının üstündeki küçücük bir tacın ortasındaydı.O kadar küçüktü ki hiç farkedilmiyordu bile.Lara kendinden emin ve hınzırlık karışımı bir ifadeyle kemerine takılı kancayı aldı ve tam taşa doğru isabetli bir atış yaparak hızlıca taşı çekti.Aniden küçük , yeşil bir taş havayı yararak eline doğru hızlı bir iniş yaptı.Tam taşa bakacaktı ki daha bakamadan küçük bir sarsıntı oldu etraftan sarsıntının etkisiyle küçük küçük çakıl parçaları dökülmeye başladı. Lara birden sarsıntıyla dengesini kaybetti be yere hızlıca kapaklandı.Yeşil taş ise elinden duvara doğru aniden fırladı ve duvara çarparak kırıldı.Sarsıntılar daha da şiddetlenince zemin buna dayanamadı ve zemin kırılarak çok büyük bir delik oluştu.Lara ise kırılan parçalarla birlikte bu kapkara deliğin içinde havayı yaran çığlıklarla sürüklenerek kayboldu... Lara tünelden büyük bir hızla kayarken aniden tünel sona erdi ve kum dolu bir odanın tam ortasına düştü.Biraz yaralanmıştı ama fazla zarar görmemişti.Ayağa yavaşça kalktı ve odadaki yıkılmış , harap haldeki kapısından dışarıya çıktı.Dışarıya çıktığında onu bardaktan boşanırcasına bir yağmur karşılamıştı.Yavaşça dışarı çıkıp etrafı gözleriyle kolaçan etmeye başladı.Gözüne ağaçlıkların arkasında bir çift sarı göz takıldı.Ne olduğunu anlamaya çalışırken diğer yandan silahlarını hazır bekletiyordu.Birden büyük bir hırıltı duyuldu ve 2 tane simsiyah yaratık Lara'nın üstüne atladı.Lara güzel bir zamanlamayla yana doğru artistik bir takla attı.Hemen silahlarını çıkardı ve yağmurla aynı hızla 2 yaratığa ateş etmeye koyuldu.Yaratıklardan kurşunlardan dolayı oluk oluk kan akıyordu. Lara ise bütün kızgınlığını yüzünde toplayarak onlara kurşun yağdırıyordu.Tam Lara'ya hamle edeceklerken Lara güzel bir atlaıyışla sırtlarından karşıya doğru atladı.Yere düşer düşmez silahlarını 2 yaratığa doğrultup olduğu yerde bekledi çünkü yaratıklar hareketsiz kalmıştı.Hamle etmelerini bekleyen Lara ummadığı birşey oldu ve yaratıklar ikiye ayrılıp yere kanlar içinde düştü.Akan kanlar arasında gene o yabancı adamı gördü.Adam hınzır bir gülümsemeyle kanlı kılıcını sırtına taktı ve Lara'ya doğru yürümeye başladı.Lara silahlarını adama doğru tuttu ve ayağa hızlıca kalktı.Adam ve Lara karşı karşıya birbirlerine dik dik bakıyordu. ''Eh.. kanlı bir parti olmasına rağmen eğlenceliydi.Sen de eğlendin mi?''dedi adam alaycılığına alaycılık katarak. Lara önce adama sertlikle baktı ve hemen adama ateş etti.Adam ne olduğunu anlamadan kurşun yanağını sıyırdı ve hemen arkasındaki yaratağın alnına isabet etti.Yaratık ise kurşunun etkisiyle yere doğru hızlıca düştü. ''Pek eğlendiğim söylenemez, yabancı.'' dedi Lara sertlikle alay karışımı. Devam edecek... Yazar: Darkness (Eylül) |
|
|